27 Nisan 2026 | 8
Güncel bankacılık uygulamalarında, bireylerin banka hesap bilgilerini (IBAN) çeşitli vaatlerle veya yardım amacı taşıdığı düşüncesiyle üçüncü şahıslara kullandırdığı vakalarla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Ancak bu durum, hesap sahibinin öngöremediği çok ağır adli süreçlerin kapısını aralayabilmektedir.
Türk Ceza Kanunu uyarınca, bir banka hesabının dolandırıcılık eylemlerinde bir araç olarak kullanılması durumunda, hesabın asıl sahibi eylemin doğrudan faili veya yardım edeni sıfatıyla yargılanabilmektedir. Yasalarımız gereği, bir banka hesabının münhasıran sahibi tarafından kullanılması esastır.
Özellikle 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesini müstakil bir suç olarak tanımlamaktadır. Bu çerçevede, "bilgim dışındaydı" şeklindeki savunmalar, somut delillerle desteklenmediği sürece yargılama makamları nezdinde her zaman kabul görmeyebilmektedir.
Kamuoyunda tartışılan 12. Yargı Paketi taslaklarında, iyi niyetli olduğu tespit edilen ve suç örgütleri tarafından suiistimal edilen kişilerin durumuna dair yeni değerlendirme kriterleri yer almaktadır. Bu noktada, kişinin suça iştirak iradesinin bulunup bulunmadığı, yapılan işlemlerin olağan hayatın akışına uygunluğu gibi teknik hususlar davanın seyrini değiştirebilmektedir.
Bir banka hesabının şüpheli işlemlerde kullanıldığının fark edilmesi halinde, hukuki güvenliğin sağlanması adına dijital verilerin (yazışmalar, dekontlar, iletişim kayıtları) korunması büyük önem taşır. Hukuki süreçlerdeki teknik detaylar ve usul kuralları, kişinin mağduriyet derecesinin tespitinde belirleyici rol oynamaktadır.
Banka hesabının (İBAN) üçüncü kişilere kullandırılmasının sonucu hukuki bilgi
- 0.537.787 2155